Dış görünüşünüzden rahatsız mı oluyorsunuz? İşte size tüylenme ile ilgili tedavi yöntemleri..
Güzellik UZMAN’ı Meral Biçer anlatıyor…
alıntıdır ..
Dış görünüşünüzden rahatsız mı oluyorsunuz? İşte size tüylenme ile ilgili tedavi yöntemleri..
Güzellik UZMAN’ı Meral Biçer anlatıyor…
alıntıdır ..

Yüz kırışıklıklarını azaltan yastık kılıfı yok satıyor…
İsrail’deki Cupron Firması yaşlanmayı geciktirici kremler ve Botox’a alternatif olarak, yüz kırışıklıklarını azaltan yastık kılıfı geliştirdi.
ABD’de 10 binin üzerinde satan ve çok yakında İngiltere pazarına girecek yastık kılıflarını, kolajenin yaraları iyileştirme özelliğinden yola çıkarak ürettikleri belirten firma sahibi Jeffrey Gabbay: “Kolajen oranı artırılmasının yaraları iyileştirmedeki yardımını gördükten sonra ‘Acaba bu kırışıklar üzerinde de aynı etki yapar mı?’ diye merak ettik. Birkaç tane bakır oksidden örülmüş yastık üretip gördük ki bu yastıklar üzerinde birkaç gün yatıldığında yüz çizgileri yumuşuyor. Bu şimdiye kadar görülmüş en muhteşem buluş” dedi.
Testlerin dermotolog denetiminde, 4 hafta 57 gönüllüyle yapıldığını anlatan Gabbay, kumaşın bütün kırışıklar üzerinde etkisi olduğunu ama en çok ince çizgileri gidermede başarılı olduğunu belirtti. Firma aynı maddeden üretilen eldiven ve göz bantları da satıyor.
Bugün
Yaz boyunca güneşin zararlı etkilerine maruz kalan cildiniz ve saçlarınız için çözüm önerileri.
Güzellik UZMAN’ı Meral Biçer anlatıyor..
YAZ SONUNDA CİLT NASIL BİR BAKIMA İHTİYAÇ DUYAR?
YAZIN OLUŞAN HANGİ CİLT LEKELERİ SORUN KABUL EDİLMELİ?
BRONZ CİLDİN RENGİNİ NASIL KORUYABİLİRİZ?
YAZ BOYUNCA YIPRANAN SAÇLARIM İÇİN NE YAPABİLİRİM?
GÜNEŞLENME SONRASI LEKELENEN CİLDİM İÇİN NE YAPABİLİRİM?
GÜNEŞTEN KURUYAN CİLDİMİ NASIL CANLANDIRABİLİRİM?
uzmantv
Cilt bakımında neler doğru neler yanlış ?
Siz sigara içmiyorsunuz ama içen arkadaşlarınızla vakit geçiriyorsunuz.
Zararı: Bir başkasının sigarasından çıkmasına rağmen, sigara dumanı cildinizi mahveder. Sigara dumanındaki kimyasallar (karbon monoksit, katran, nikotin v.b.) direkt gözeneklerinize işler. Bu toksinler vücudunuzun hücreleriyle temas ettiğinde ise, cildinize yumuşaklık veren ve direnç kazandıran yapıyı bozup, erken yaşlanmayı tetikler. Ayrıca cildin kendi kendini yenileme özelliğine de zarar verir.
Yönteminizi değiştirin: Sigarasız ortamlarda kalmaya çalışın ama kendinizi bir duman bulutunun ortasında bulursanız da, içenlerden mümkün olduğu kadar uzak durun ve iyi havalandırılan yerlere yönelin (teraslı ya da dışarıda oturulabilen bar ya da restoranlar). Eve dönünce de duşa girip saçınızla cildinize bulaşmış artıkları çıkarın. Hemen ardından da, C ve E vitaminleri içeren antioksidan özellikli bir nemlendirici kullanın.
Tatile çıkmadan önce birkaç kez solaryuma giriyorsunuz.
Zararı: Hoş bir bronzluk için ilk temelleri atıyor olabilirsiniz ama cildinize verdiğiniz hasar plajda yaşayabileceğiniz herhangi bir yanığa eşit, hatta daha da fazladır. En yeni modellerinin yaydığı UVA radyasyonu güneşin yaydığından 15 kat daha fazla. Bu aslında sizi yakmaz ama derinizden derinlere işleyerek dokulara ve hücrelere zarar verir ki bu da cilt kanseri riskinizi arttırır. Bir araştırma sonucuna göre; düzenli bir şekilde solaryuma girmenin, melanoma (cilt kanserinin en ölümcül türlerinden biri) yakalanma ihtimalini yüzde 55 arttırdığı belirlenmiş. 20-29 yaş arası kadınlarda melanom olasılığı, yapay güneşlenme tekniklerini kullanmayanlara göre yüzde 158 daha fazla bulunmuş.
Yönteminizi değiştirin: Yanmak için solaryuma girmekten başka birçok seçeneğiniz var. Mesela yeni bronzlaştırıcılar. Yüz ve göğüs için, aloe ve E vitamini katkılı Clarins Intense Bronze Self Tanning Tint ve vücut için de cilde hızla işleyen ve gliserin ile yumuşatan Avon Skin-So-Soft Glow Daily Body Moisturizer’ı deneyebilirsiniz.
Cildinize her gün, hatta bazen günde iki kez peeling işlemi yapıyorsunuz.
Zararı: Evet, ölü hücrelerin atılmasını sağladığı için yararlı olabilir. Ancak fazlası, kesinlikle yarar sağlamak yerine zarar verir. Pek çok kadın baştan aşağa keselenir, gün içinde kimyasal bir dökücü olan alfa hidroksi asitlerini (AHA) içeren losyon kullanır ve gece de retinoid gibi dökücüleri içeren kremler sürer. Tüm bunlar, tek bir günde üç ayrı soyma işlemi demektir. Bu da cilde zarar verir. Çünkü bu işlemler, cildin doğal koruyucu lipid yağ bariyerini ortadan kaldırır ve cildin doğal yapısını bozar.
Yönteminizi değiştirin: Kendinize günde en fazla iki metodu kullanacak şekilde sınır koyun. Aynı günde hem peeling etkisi gösteren bir krem hem kese hem de retinoidleri kullanmayın ve kullandıklarınızın da içeriklerini mutlaka inceleyin. Yüzünüz için aşırı ovalama gerektirmeden ölü hücrelerin atılmasını sağlayan ve AHA içeren bir temizleyici kullanın. Ardından ölü hücreleri dökücü içeriğe sahip bir gece veya gündüz nemlendiricisi (ama her ikisini değil) edinin. Haftada bir olarak da, sakinleştirici jojoba özleri içeren bir temizleyiciyle cildinizi rahatlatın.
Bacaklarınızı tıraş ederken tıraş kremi yerine, sabun ya da vücut şampuanı kullanıyorsunuz
Zararı: Tıraş jelleri ya da kremleri, jilete üstünde kayabileceği pürüzsüz bir yüzey sağlayarak cildin kızarmasını ve minik kesikler oluşmasını engeller. Pek çok sabunun etiketinde “nemlendiricidir” yazmasına rağmen, sabunlar cildi tıraş esnasında korumazlar bu yüzden de tıraş sonrasında bacaklarınız pul pul görünebilir.
Yönteminizi değiştirin: Mutlaka kadınlara özel bir tıraş kremi kullanın ama sakın bir erkek tıraş kremi kullanmayın. Kadın traş kremleri cildi dinlendiren ve nemlendiren; cildi pullanma ve yara bereye karşı koruyan bitkisel özler içerir. Örneğin bir sonraki traşınızda cildi tıraşa hazırlayan Gilette Satin Care’i tercih edebilirsiniz. Eğer acil bir durumda kalırsanız tıraş kremi yerine saç kremi kullanabilirsiniz. O bile bacağınızı eski klasik sabununuzdan daha iyi koruyacak ve cildinizin nem dengesini bozmayacaktır.
Çenenizdeki o kocaman sivilceyi fark ettiğiniz an kendinizi tutamıyor ve sıkıyorsunuz.
Zararı: Dermatologlar hep bundan bahseder; sivilceleri patlatmak uzun vadede daha büyük sıkıntılara ve izlere yol açar. Sivilcenizi sıktığınızda, gözeneği tıkayan her ne ise dışarı çıkar ama büyük kısmı içerde, cildin altında kalır. Ama nedense her seferinde yine de sivilcenizi sıkmak, çirkin bir soruna güzel bir çözüm gibi gelir.
Yönteminizi değiştirin: Bunu yine de yapacaksanız, en azından doğru yöntemle yapın. Öncelikle sivilce ve siyah noktalar için özel tasarlanan metal çubuklardan birini alın. Aleti ve sivilceyi alkol ile silin. Ardından çıkıntıyı yumuşatmak için ılık bir kompres uygulayın (ıslak bir bez gibi). En sonunda çıkarıcı aletin deliği ile sivilceyi aynı hizaya getirin ve tam aşağıya doğru ittirin. Bu yöntemi sadece ucu görünen sivilceler ve siyah noktalarda kullanın.
Derin kistlerde kullanmanız onları daha kötü hale getirecektir. Ama her zaman için en iyisi; bir dermatoloğa gidin ve o büyük sivilceyi uzmanın ellerine bırakın, bu sayede bir kaç saat içinde kaybolabilirler. Bir başka sivilceyle savaş yöntemi de yeni bir cihaz. Zeno adındaki bu cihaz pille çalışıyor ve ısı terapisi yöntemi ile sivilcedeki bakteri faaliyetini bitirip, beyaz uçlu sivilceye dönüşmesini engelliyor.
Hamile olduğunuzu bildiğiniz halde cilt bakım rutininizi değiştirmiyorsunuz.
Zararı: Montclair, New Jersey’de dermatoloji uzmanı ve Shape dergisi uzman kurulu üyesi Jeanine Downie’nin ciddi bir uyarısı var: “Hamile olmayanlar için zararsız olan pek çok cilt bakım malzemesi fetüse zarar verebilir.” Bilinen ve sürekli kullanılan anti-aging ve akne bileşenleri, kırışıklara karşı kullanılan retinol ve aknelere karşı uygulanan benzoil peroksid gibi maddeler hamile kadınlar için güvenli bulunmuyor.
Yönteminizi değiştirin: Hamile kalmaya karar verdikten sonra ürünlerinizin içeriklerini okumaya başlayın. Hamilelik esnasında kullanımları güvenli olan meyve özlü ya da laktik (süt özlü] ürünleri tercih edin. Doğal cilt soyucu özlere sahip Clean & Clear Morning Burst Sunshine Control yüz temizleyici iyi bir çözüm olabilir. Aniden beliren cilt sorunları için düşük yoğunlukta salisilik asit içeren ürünler kullanın. Bunun için Dermalogica Overnight Clearing Gel’i ya da içinde söğüt kabuğu gibi doğal bir bileşen bulunduran Skyn Iceland Anti-Blemish Gel With Willow Bark gibi ürünleri de deneyebilirsiniz.
Makyaj fırçalarınızı nadiren temizliyorsunuz. Bir tek siz kullanıyorsanız neden uğraşacaksınız ki?
Zararı: Fırçalar, zamanla tam bir bakteri yuvası olabilir. Fırçayı temizlemezseniz, bakteri birikimi direkt cildinize geri döner. Bütün o bakteriler hastalıklara yol açabilecek şekilde gözeneklere yerleşebilir. Bunun yanı sıra kirli fırçalar makyaj malzemesini kolaylıkla alamaz ve fırça, kılları birbirlerinin üstüne yığıldığından makyajınızda lekelere yol açar.
Yönteminizi değiştirin: Kiri ve bakteriyi atmak için, fırçaları temizleyici bir şampuanla haftada bir kez yıkayın. Makyaj fırçalarını yıkamaya zamanı olmayanlar için daha pratik çözümler de mevcut. Örneğin Clinique markasının bu probleme kökten çözüm getirmek için, anti mikrobik teknoloji kullanılarak geliştirdiği fırçalar
Kadınhayat
İşte kadınların en sık sordukları sorular ve yanıtları…
Diane Irons’ın ‘Dünyanın en gizli güzellik sırları’ adlı kitabından kadınların en sık sordukları sorular ve yanıtlarını derledik.
İşte kadınların güzelik konusunda merak ettiği ve sıkça sordukları sorular ile yanıtları..
Gözlerinize kalemi nasıl düz çekebilirsiniz?
Aynaya iyice yaklaşın, göz kapağınızı içinde dışa doğru hafifçe çekerek gergin bir zemin oluşturun. Göz kaleminizi kirpiklerinizin dibinden düz şekilde sürün.
Büyük gözeneklerinizi nasıl kapatırsınız?
Yüzünüzü temizledikten sonra gözenekleri sıkılaştırmak için tonik uygulayın. Yağsız bir fondöten tercih edin. Büyük pudra fırçası ile pudranızı sürün.
Bacakların tıraştan sonra kızarmaması için ne yapmalısınız?
Tıraş etmeden önce bir kese ya da kalın bir bezle bacaklarınızı keselemeyi deneyin.
Parfümünüz uzun süre nasıl kalıcı olur?
Parfümünüzün duş jeliyle yıkanın. Saçlarınızı aynı kokuyu veren şampaunla yıkayın. Aynı parfümün vücut losyonunu kullanın. Son olarak parfümünüzü boynunuza, bileklerinize sürün.
Nemlendirici seçerken nasıl karar verebilirsiniz?
Nemlendiricilerin etiketlerini okuyun. İçindeki malzemelerini anlamaya çalışın. Diğer farklı markaların ürünleriyle karşılaştırın. Cildinize uygun olanına göre karar verin.
Saçı kısa kestirmek saçınızın uzamasını sağlar mı?
Saçlarınızı kısa kestirmek saçlarınızın çabuk uzamasını sağlamaz ancak düzenli kestirmek saçlarınızın uçlarının daha güçlü ve kalın olmasını sağlar.
Aynı parfüm neden herkeste farklı kokuyor?
İnsanların vücut kimyaları farklıdır. Bazıları parfüme tepki verebilir. Parfüm almadan önce mutlaka test edilmeli ve 20 dakika sonra satın alıp almamaya karar verilmeli.
Ten rengi çorap alırken neye dikkat etmeli?
Ten rengi çorap seçiminin sırrı, çorabın renginin kolunuzun rengi ile uygun olmasıdır. Birçok kadın bacaklarına bakarak ten rengi çorap aldığı için bacak vücudun diğer taraflarından daha açık görünür.
Büyük beden kadınlar nasıl pantolon seçmeli?
Elastik beli olan pantolonlardan almayın. Düz kemerli ve dökümlü kumaştan hazırlanan pantolonları tercih edin.
Dudaklarınızın kurumasını naısl önlersiniz?
Bol su için ve biraz bal sürün. Bal sadece cildinizinemlendirmez, aynı zamanda cildi korur.
Kaşlarınızı nasıl güzel alırsınız?
Bir kalemi burnunuzun yanından dik açıyla kaşınıza doğru tutun. Kalemin kaşa değidiği nokta kaşınızın başlama noktasıdır. Bu bölgenin dışındaki kılları cımbızla alın.
Kadınhayat

Minik dokunuşlarla güzelleşmeye ne dersiniz ? İşte size ipuçları…
Küçük ama etkili güzellik sırları ile her zaman bakımlı görünebilirsiniz. Yeter ki biraz zaman ayırın. Kişisel bakıma yaz aylarında daha çok
Oysa biz kadınların sürekli
Ellere limon suyu
Size pratik bir el - ayak bakım kürü önerimiz var: Yarım limon suyu, 2 çay kaşığı tarçın ve 2 çorba kaşığı zeytinyağını bir kasede karıştırın, içinde ellerinizı en az 10 dakika bekletin. Ellerinizi yıkayıp kuruladıktan sonra sonucun mükemmel olduğunu göreceksiniz. Aynı bakımı ayaklarınıza da uygulayın!
Pürüzsüz bir cilt
Rüzgar, soğuk hava cildin yapısını bozuyor. Ancak biraz özen ve
Elektriklenmeyen saçlar
Yataktan kalktınız; saçlarınız bir o yana, bir bu yana dağılmış… Üstelik saç spreyiniz de yok! Durun, hemen paniklemeyin, çünkü kendi saç spreyinizi kendiniz yaparak saçınıza istediğiniz şekli verebilirsiniz. Bunun için gerekli olan bir bardak
Parmak saçlar
Saçlarınız kısacık ve siz onları bir türlü şekillendiremiyorsunuz! Üzülmenize
Haber3.

Birçok hastalığın belirtisini tırnaklarınız ele veriyor!
El ve ayaklarınızı göstermekten çekiniyor musunuz? Tırnaklariniz sizin yaşam biçiminiz hakkında bize birçok şey söylemektedir. Ama tırnaklarınızın sizin genel sağlınız hakkında birçok bilgiyi açığa çıkardığını biliyor musunuz? Tırnaklarınızın görünüşünde, şeklinde ve dokusunda oluşan değişiklikler bizlere örnek olarak :
• Koyulaşan tırnakların sedef hastalıgı belirtisi olabileceğini;
• Tırnaklarda olusan kırmızı beneklerin diyabet belirtisi olabileceğini;
• Solup sararan tırnaklarin anemi hastalığı belirtisi olabileceğini göstermektedir.
Tırnak Bakımı Temelleri
Tırnaklarınıza yapacağınız özenli bir bakım, onları sağlıklı tutar ve özellikle onları daha iyi keşfedebilmenize yardımcı olur.
Eğer tırnaklarınızın şeklinde veya renginde değişiklik gözlemliyorsanız, üzerinde siyah veya beyaz küçük çizgiler oluşuyorsa, girinti çıkıntılar veya kabarma meydana geldiyse, ve son olarak eğer tırnak bölgelerinizde acı duyuyorsanız mutlaka doktorunuz ile görüşmelisiniz.
Sağlıklı alıskanlıklar edinerek ve tırnak bakımı hakkında küçük de olsa bilgiye sahip olarak, olası birçok tırnak sorununun rahatça önüne geçebilirsiniz.
Tırnaklarınızı keserken, temiz ve keskin bir tırnak makası, veya temiz ve keskin bir kıskaçlı tırnak kesme makinesi kullanın.
Tırnaklarınız İçin En Güzel Öneriler
Eğer tırnaklarınıza oje sürüyorsanız, temizlemek için kullandığınız aseton ve benzeri tarzı kimyasalları haftada bir defadan fazla tırnaklarınıza sürmeyin.
Gittiğiniz güzellik salonlarında, manikür ve pedikür aletlerinin yüksek ısı ile bakterilerini öldürmeye yarayan steril temizleme aletlerinden mevcut olduğundan emin olun. Veya kendi aletlerinizi götürerek, temizliklerinden çok emin bir şekilde tırnak bakımı yaptırın.
Tırnakların etrafını çevreleyen deriyi koparmayın, kesmeyin ve tahriş etmeyin. Tırnağın enfeksiyon kapmasina neden olabilir. Bu etleri tahta çubuklar kullanarak geriye doğru nazikçe itiniz. Bu işlemi sıcak duştan sonra yaparsanız, etler yumuşak olduğundan daha kolay olacaktır
Haber3.
Güzelliğinizin düşmanlarını tanıyın ve güzelliğinizi gölgelemekten kaçının.
TIRNAK VE TIRNAK ETİ YEMEK
Neden yapılmamalı: Birçok uzman ve doktor, tırnak etlerini koparmanın, şeytan tırnaklarına ve o bölgede enfeksiyonlara neden olduğunu savunuyor.
Öneri: Tırnak etlerinizi nemlendirerek, yumuşak tutmaya özen gösterin. Böylece onları koparmaya gerek duymayacaksınız. Düzenli olarak nemlendirici ve tırnak eti yağları ile tırnak diplerinize masaj yapın. Banyo yaptıktan sonra yumuşayan tırnak etlerinizi özel spatula yardımıyla geriye doğru itin. Tırnak etlerinizin bakımı için sunduğumuz önerilerin dışında hâlâ bu alışkanlığınızdan vazgeçmiyorsanız, tırnak eti yemeye karşı geliştirilen özel solüsyonlu cilaları mutlaka deneyin.
MAKYAJI VE YÜZÜ TEMİZLEMEDEN UYUMAK
Neden yapılmamalı: Özellikle maskaranızı ve göz makyajınızı silmeden uyumanız, uyandığınızda gözlerinizin şişmesine neden olacağı gibi, gözlerinizin enfeksiyon kapmasına da yol açabilir. Uyku sırasında cildin daha fazla nefes aldığı göz önünde bulundurulursa, fondöteninizi, göz altı kapatıcınızı ve allığınızı silmemeniz cildinizin nefes almasını engeller. Tıkanan gözenekler yüzünüzde aknelere ve cildinizde matlığa sebep olur. Makyaj yapmamış olsanız bile cildinizin gün içinde yağlandığını, gözeneklerinizin kir dolduğunu aklınızdan çıkarmamalısınız. Makyaj yapsanız da, yapmasanız da yatmadan önce yüzünüzü temizlememeniz cildinizde büyük sorunlara sebep olacaktır.
Öneri: Acil durumlar için başucunuzda pratik yüz temizleme mendillerinden bulundurun. Sebebiniz ne olursa olsun (ister yorgunluk ister sarhoşluk) kısa sürede yüzünüzü temizleyebileceksiniz.
SAÇ RENGİYLE OYNAMAK
Neden yapılmamalı: Saçlarda yapılan renk değişiklikleri bazen sizi güzelleştirebilir ama çok sık tekrarlarsanız saçlarınız yıpranır ve kendinizi sevmediğiniz imajını doğurur. Rachel McAdams gibi birçok ünlü bunu sıkça tekrarlıyor ancak onların bunu, canlandırdıkları karakterler veya kırmızı halıda dikkat çekmek için yaptıklarını unutmamalısınız. Zaten onlar da bu değişimlerin verdiği zararlardan korunmak için birçok özel bakımdan faydalanıyor. Sizin bu hataya düşmeniz, saçlarınızın bakımsız ve çirkin görünmesine neden olabilir.
Öneri: Saçlarınızdan sıkıldınız mı, o zaman radikal değişiklikler yerine, yeni makyaj teknikleriyle görüntünüzde farklı bir hava yaratabilirsiniz. Hem sonucu beğenmezseniz, makyajınızı silmeniz yeterli olacaktır. Saçlarınızın rengini değiştirmek için kararlıysanız, mutlaka uzmanlara başvurun ve en uygun tonları beraber belirleyin.
Çekici sarışın olabilmek için… Saç rengini açtırmak, uygulamadaki ürünlerin saçı yıpratması ve kurutması açısından risklidir. Altı haftada bir, saçınızın rengini bir veya iki ton açtırmak risk taşımaz. Ama ana renginizden uzak tonlarda saçlarınızı açtırmayı düşünüyorsanız, tek uygulamada istediğiniz sarı tonlarına ulaşmak için umutlanmayın. Bakımlarınızı ihmal etmeden, ayda bir uygulamayla hayal ettiğiniz sarı saçlara sahip olabilirsiniz.
Saçınızı koyulturken minimum yıpratın… Saçınızda koyu tonları denemek, doğal pigmentleri bozmadığı sürece saçınıza zarar vermez. İstediğiniz tonun oturması için, normal boyaları dört haftada bir, bitkisel boyaları da üç haftada bir uygulayabilirsiniz.
Saçlardaki renk değişimleri özel bakım ister… Saçlarınızı boyamadan önce yıpranmalarını önlemek için mutlaka derinlemesine bakım sağlayan saç ürünlerini kullanın. Ayrıca iki haftada bir yapacağınız saç maskeleriyle, saçlarınızın doğal ve sağlıklı görüntülerine yeniden kavuşmalarını sağlayabilirsiniz. Saçlarınıza renk katarken sağlığını bozmayın.
BRONZLAŞMAK UĞRUNA KAVRULMAYIN
Neden yapılmamalı: Güneşin yaydığı Ultraviyole A ışınları (güneşin zararlı ışınları) ciltte erken yaşlanmaya neden olur. Ayrıca bağışıklık sistemi zayıflar ve hastalıklara yenik düşer. Cilt, güneş ışınlarına tepkisini cilde rengini veren melanin üreterek, yani bronzlasarak verir. Ancak bronzluğun yanığa dönüşmesi, ciltte su toplamalarına, lekelere, var olan benlerin zarar görmesine veya yeni benlerin oluşmasına, ciltte yaralar açılmasına ve tüm bunlardan kaynaklanan cilt kanserine neden olabilir.
Öneri: Bronzluğu seviyorsanız, zararlı ışınlara maruz kalmadan kozmetiğin bronz güzellik için yarattığı mucizelerden yani otobronzanlardan faydalanabilirsiniz. Fakat otobronzan kullanırken, nemlendiricilerin aksine, uygulama öncesi cildinizin kuru olmasına dikkat edin. Aksi takdirde istenmeyen lekeler ve renk dalgalanmalarıyla karşılaşabilirsiniz. Renginiz 24 saat içinde oturur. Daha fazla bronzlaşmak isterseniz, uygulamayı istediğiniz rengi elde edene kadar her gün tekrarlayın. Yazın kendini hissettirdiği bu günlerde ısrarla güneş altında bronzlaşmak isteyenlerdenseniz, koruyucu faktörlü güneş kremleriyle sağlıklı bir bronzluk elde edin.
YÜKSEK ISIYLA SAÇLARI KURUTMAK
Neden yapılmamalı: Saç kurutma makinesiyle, maşayla veya saç düzleştiricileriyle (ya da saça şekil veren herhangi bir aparatla) saçları yüksek ısıda şekillendirmek saçın yanmasıyla beraber uçlarının kırılmasına, kurumasına, sönmesine ve matlaşmasına sebep olabilir.
Öneri: Fön makinenizi saçlarınıza çok yakın tutmamak koşuluyla, saçlarınızı orta ısıda kurutun. Saçlarınızı düzleştirmek istiyorsanız saç tutamlarınızın üzerinden makineyle defalarca geçerek onları yıpratmamaya, dalgalar yaratmak istiyorsanız maşayı saçınızda beş dakikadan uzun tutmamaya özen gösterin. Saçlarınızı sadece haftada iki kez fön makinesiyle kurutmaya dikkat edin. Jöle veya köpük kullandığınız zaman saçlarınızın esnekliğini kaybetmemesi için nemlendirici etkili şampuan kullanın. Ayrıca kuruyan saçlarınız için nemlendirici maskelerden faydalanmanızda yarar var.
GEREĞİNDEN FAZLA BEYAZ DİŞLER
Neden yapılmamalı: Uzmanlara göre, dişlerinizi bakım ürünleri veya özel işlemlerle ne kadar beyazlatırsanız beyazlatın, parlaklığın dışında yapay bir beyazlıktaki dişler görüntünüzü bozar. Dişlerinizin rengi gözlerinizin beyazından ve kendi dişlerinizden daha üst tonlarda beyazlarsa gülümsemeniz parlasa bile doğallığınızı kaybedersiniz. Dişin beyazlamasını sağlayan hidrojen peroksit gereğinden fazla ve sık kullanıldığında dişin minesine zarar verip dişlerinizi hassaslaştırıp, yıpratabilir.
Öneri: Dişlerinizi beyazlatmak için bir profesyonelin yardımına danışacaksanız size uygun bulduğu tonların dışında ısrar etmeyin. Şayet evinizde beyazlaştırıcı ürünler yardımı ile bu işlemi uygulamayı düşünüyorsanız, ürünün prospektüsünde yer alan tonlamaları ve önerileri dikkate alarak işlemi gerçekleştirin. Kesinlikle altı ay geçene kadar işlemi tekrarlamayın.
MAKYAJ MALZEMELERİNİN DENEME ÜRÜNLERİNİ KULLANMAK
Neden yapılmamalı: Makyaj malzemesi standlarında tanıtım amaçlı yer alan deneme ürünleri, uçuk, bakteri ve mikrop kapmanıza sebep olabilir. Bu ürünlerin tanımadığınız birçok insan tarafından denenmesi rahatsız edici bir durum.
Öneri: Kozmetik alışverişlerinizi yaptığınız mağazaların hijyenik olduğundan emin olmalısınız. Denemeniz için sunulan ürünlerin temizliğinden, silmeniz için size sunulan ürünlere kadar her şeyin dezenfekte edildiğine ve risk oluşturmayacaklarına dikkat etmelisiniz. Sizden önce başkalarının denemiş olabileceği ve mikrop taşıyabilecek ürünleri denemeyi düşünmemelisiniz. Satın almadan önce üründen emin olmak isterseniz, bu konuda eğitimli ve yetkin danışmanlardan yardım almanızda fayda var. Bütün uyarıların ışığında alışverişinizi tamamladıktan sonra mutlaka ellerinizi temizlemeyi unutmayın.
SİVİLCELERİ SIKMAK
Neden yapılmamalı: Sivilcenizin çıktığını fark ettiniz ve ondan kurtulmak istiyorsunuz. Kesinlikle ellerinizi ondan uzak tutmayı öğrenmelisiniz. Kendinize engel olamıyorsanız, normal şartlarda iki veya üç günde iyileşen bir sivilcenin sıktığınız zaman bir hafta veya daha fazla zamanda iyileştiğini, üstüne üstlük sıkma işlemi sırasında bakteri kaparak yüzünüzde enfeksiyona sebep olabileceğini unutmayın.
Öneri: Sabrınızı yitirmeden, iki, üç gün boyunca sivilcenize benzol peroksit veya salisik asit içeren ilaçlardan uygularsanız, kuruduğunu ve iyileştiğini fark edeceksiniz. Sivilcenizden acil kurtulmanız gerekiyorsa, mikrop kapmaması için kızarıklık alıcı bir göz damlasını pamuğa damlatın ve çok hafif bastırarak aknenin içini boşaltın. Ardından bölgeyi kapatıcı yardımıyla kamufle edin. Daha geniş kapsamlı önlemler için mutlaka bir uzmana başvurun.
Cosmopolitan
Hangi meyve, sebze, yemiş ve yağların neye iyi geldiğini biliyor musunuz ?
Yabanmersini, böğürtlen, ahududu, çilek gibi küçük meyveler vitamin, mineral ve antioksidan bakımından zengin oldukları için yaşlanma sürecini geciktiriyorlar. Küçük meyveler arasındaki en önemli olanı ise kuşkusuz yaban mersini!
“Yabanmersini, portakala göre üç kat fazla antioksidana sahip bir gençlik iksiridir. Aslında bir porsiyon yabanmersini; beş porsiyon havuç, elma, brokoli ya da kabağın vereceği kadar antioksidan verir” diyor ünlü bilim adamı Erica Angyal ve ekliyor, “Bir avuç çilek, vücudunuzun her gün kolajen üretimi için gereksinim duyduğu C vitamini ihtiyacım karşılar. Bir fincan çilek, önerilen günlük C vitamini alımını ise yüzde 125 oranında karşılar!”
Aklınızda bulunsun: Küçük meyveler genellikle çok sayıda tarım ilacına maruz kalırlar. Bunun için mümkün olduğunca organik olanları tercih edin.
Kavun - cildin pul pul dökülmesini önler!
Kavun kolajen hasarını en aza indirerek kırışıklıklarla savaşmaya yarayan karoten içermektedir. Yoğun bir betakaroten kaynağı olan bu meyve, genellikle kol arkalarında oluşabilecek lekelere ve yüzdeki pullanmalara engel olur! Haftada en az üç kez birkaç dilim kavun tüketmelisiniz.
Brokoli - cildinizi esnek ve genç tutar!
Cildi esnek tutan brokoli; diğer bütün yiyeceklerden çok daha fazla antioksidan, A ve C vitamini içerir. Bu nedenle hol bol tüketilmesi gerekir. C vitamini cildin elastikiyetini korur ve çürükleri önler, A vitamini akne tedavisine yardımcıdır.
Pişmiş bir büyük sap brokoli günlük C vitamini
ihtiyacınızın 1,5 katını, A vitamini ihtiyacınızın ise yansını karsılar. Brokoli aynı zamanda B vitamini, demir, kalsiyum ve lif bakımından da zengindir. Gün aşırı bir kaç çiçek ya da bir büyük sap brokoli tüketin. Ya çiğ ya da buharda hafif pişmiş olarak…
Havuç - olağanüstü bir cilt koruyucusu!
Havuç; vücudunuzda cildi pürüzsüzleştirici A vitaminine dönüşen bir betakaroten deposudur. Betakaroten cildin kurumasını ve erken yaşlanmasını önler. Betakaroten vücudunuzun serbest radikaller karşısındaki en etkili savunma gücüdür! Betakaroten kayısı ve tatlı patates gibi diğer turuncu renkli meyve ve sebzelerde de bulunmaktadır.
Tuscon’daki Arizona Sağlık Araştırmaları Merkezi’nde görev yapan Dr. Ronald R. Watson’a göre ‘Betakaroten cilde nüfus ettiğinde 24 saatlik güneş koruması sağlıyor.’ Havuç aynı zamanda cilde verilen UV hasarını azaltmaya yarayan diğer karotenoidlerle de doludur ve aynı zamanda günlük A vitamini ihtiyacınızın iki katını karşılar.
Koyu yeşil yapraklı sebzeler - en iyi antioksidanlar!
“Kıvırcık lahana (ıspanaktan sonra) en yüksek fitonutrient’e sahip sebzelerden bindir. Roka, pancarın yeşil yaprakları, pazı, karalahana, hardal filizi, göbek marul, şalgam filizi ve su teresi gibi bitkiler de koyu yeşil renkli sebzelere girmektedir. Her birinin içinde çinko bulunmaktadır, İsviçre’de yapılan bir araştırmada, diyetlerine çinko eklenen akne sorunu olan hastalarda üç ay içinde yüzde 85 oranında bir iyileşme görülmüş.
Çinko mükemmel bir cildin vazgeçilmezlerindendir, çünkü hasar gören kolajeni onarır ve yeni kolajen oluşumuna imkân verir. Koyu yeşil yapraklı sebzeler demir bakımından da zengindir ve demir, oksijenin cildinize taşınmasında görevlidir. Her gün iki ya da daha fazla kez yarım fincanlık porsiyonlar halinde ıspanak, kıvırcık lahana ya da başka koyu yeşil renkli sebze tüketin.
Sarımsak - cildinize ışıltı verir!
Sarımsağı günlük alışkanlıklarınızın içine katın; çünkü içinde hem mükemmel cilt için gerekli olan kükürt hem de serbest radikallerle savaşan fıtonutrient’ler vardır. Sarımsak bağışıklık sisteminizi güçlendirir, güçlü bir antibiyotiktir ve toksin arındırıcıdır. Her gün bir diş tüketin.
Aklınızda bulunsun:Çiğ sarımsak ağız kokusu nedeniyle sizi zora sokabilir bu nedenle yine cilt için çok faydalı olan maydanoz çiğneyin. Maydanoz içindeki klorofil sayesinde iyi bir nefes temizleyicisidir.
Maydonoz – cildi sıkılaştırır!
Maydanozun gençleştirme, cilt tazeliğinin ve güzelliğinin geri kazanılmasında ve korunmasında önemli bir rolü vardır. Maydanoz içerdiği çok sayıda vitamin ve mineralle cildin sıkılaşmamda ve alyuvar üretiminde önemli rol oynar! Solgun ve sağlıksız bir cilt folik asit eksikliğinin bir belirtisidir. Yarım fincan maydanoz günlük folik asit ihtiyacınızı karşılar ve hissedilir miktarda da C vitamini sağlar.
Domates - güneşe karsı bariyer görevi üstlenir
Domates cildinize mükemmel bir UV koruması sağlar. Domatesin içinde serbest radikallerle savaşmada çok etkili olan fıtonutrient likopen vardır. (likopen domatesin ve karpuzun kırmızısı, greyfurdun da pembe olmasını sağlayan pigmenttir) Çalışmalar gösteriyor ki, likopen betakarotene göre iki kat daha etkili bir antioksidandır.
Aklınızda bulunsun:Domateslerinizi seçerken en kırmızı olanları seçin, çünkü renginin kırmızı olması betakaroten ve likopen bakımından daha zengin olduğunu göstermektedir.
Zeytinyağı - güzellik kaynağıdır!
Sıkı ve pürüzsüz bir cilt için aldığınız zeytinyağı miktarım artırın çünkü tekli doymamış yağlar ve fitonurirent antioksidan polifenollcr bakımından zengin olan zeytinyağı, günlük anti-aging cephaneliğinizin en önemli parçasıdır. 2001 yılında Journal of thc American College of Nutriton’de yayınlanan bir araştırma, diyetlerin kırışıklıklar üzerindeki etkilerini incelemiş. Araştırmacılar diyetleri ve güneşe maruz kalan bölgelerde yaşayan insanların ciltlerini kıyaslamışlar ve yüksek miktarda zeytinyağı, sebze ve yeşillik tüketenlerin daha az kırışıklığa sahip olduğunu görmüşler.
Aklınızda bulunsun:Her zaman için soğuk presli islenmemiş zeytinyağı almaya özen gösterin çünkü bu rafine edilmemiş en iyi kalite zeytinlerden ısıya maruz bırakılmadan üretilmiş olan zeytinyağıdır!
Keten tohumu yağı -cildinizi sıkı ve yumuşak kılar!
Ketentohumu yağı ve ketentohumu cildi yumuşatmaya yarayan Omega-3 kaynağıdırlar ve aynı zamanda cildi sağlıkla besleyen karoten ve E vitamini bakamından da zengindirler. Ketentohumu yağı cildinizi sıkı ve yumuşak yapar. Ketentohumu lignan adı verilen koruyucu fıtonutrient’ler bakımından da zengindir ve bu da cildinizin hem genç hem de yumuşak kalmasını sağlar.
Daima küçük şişelerde ve dondurulmuş olan ketentohumu yağlarını tercih edin ve şişeyi açtıktan sonra altı hafta içinde tüketmeye bakın ve asla ısıtmayın, ideal dozaj günde bir ya da iki yemek kaşığı taze çekilmiş ketentohumu ya da bir yemek kaşığı soğuk presli organik ketentohumu yağıdır.
Aklınızda bulunsun:Ketentohumunun içindeki yararlı EFA’lara ulaşabilmek için keten tohumlarını çekmeniz gerekmektedir. Ketentohumunu bütün olarak alın ve kahve değirmeninde çekerek tüketin.
Somon - cildinizin pürüsüz, yumuşak ve sıkı olmasını sağlar!
Balıklar (özellikle de denizde tutulanlar) cilt dostu, iltihaplı sivilceleri kurutmaya ve cildi nemlendirmeye yarayan Omega-3 yağ asitleri bakımından çok zengindir. Deniz somunundaki gerekli yağ asitleri kolajenlere hasar veren serbest radikallerle savaşır ve yüzdeki ince çizgilerin yok olmasını sağlar.
İdeal Omega-3 yağ asidi alımı haftada yedi gramdır ve bunu da haftada iki veya üç kere balık yiyerek alabilirsiniz. Sağlıklı ve pürüzsüz bir cilt için haftada en az üç kere uskumru, somon, ton balığı ve alabalık gibi soğuk ve derin deniz balıklarını yemeye özen gösterin.
Yemişler - cildinizi içeriden nemlendirir!
Yemişler cildinizi içeriden nemlendirirler. Cildiniz için en faydalı yemişler; badem, ceviz ve soya yemişidir. Ayçiçeği ve kabak çekirdeği de aynı şekilde faydalıdır. Badem bütün yemişler içinde en besleyici olandır. Cildiniz için yararlı olan yağlan, proteini, K vitamini, kalsiyumu ve çinkoyu - kısacası cildinizin epidermisini sağlıklı kılacak her şey — içinde barındırır.
Ayrıca kabuğunda, serbest radikallerle savaşmakta etkili olan çok sayıda polifenol bulunmaktadır. Cevizler ise sıkı bir cilt için gerekli olan Omega-3 yağ asitleriyle doludur. Cildinizin İçeriden nemlenmesine yardımcı olur ve sağlıklı bir ışıltı verir.
Aklınızda bulunsun:Yemişlerin kalorileri yüksektir. Bu nedenle az tüketin. Ayrıca yemişlerinizi konserve, tuzlu ve paketlenmiş yemişler yerine çiğ ve tuzsuz olarak satın almaya özen gösterin.
Avokado - güzelliğinize güzellik katar!
Avokado çok güçlü bir antioksidan olan glutatyo’nun en iyi kaynaklarından biridir. Avokado vücudunuzu tehlikeli oksitlenmiş yağlardan arındırır ve hücre hasarına neden olabilecek serbest radikalleri etkisiz hale getirir. Çoğu insan yağlı olduğu için avokadodan uzak durmaktadır, ancak a vaka dodaki yağ makul miktarda teldi doymamış yağlardandır ki bu tür yağlar da pürüzsüz ve sıkı bir cilt için gerekli olan yağlardır. İdeal dozaj haftada 1 kere avakado yemektir.
Soya/tofu - cildinizi korur!
Orijinal halinde de olsa, tofu yapılmış da olsa soya fasulyesi tam bir cilt koruyucudur. Soyada yeni hücre büyümesini ve cildin nemini kazanmasını sağlayan bol miktarda E vitamini vardır. Et gibi, soya da tam bir proteindir. Ayrıca içerisinde bir miktar da cildi pürüzsüzleştirici Omega-3 yağ asidi bulunmaktadır. Haftada bir kaç porsiyon işlenmemiş ve tercihen fermente edilmemiş soya ürünü tüketin. Bir porsiyon, bir fincan soya sütü, 85 gram tofu ya da yarım fincan tepmeb veya misodur.
Siyah çikolata - serbest radikallerden korur!
Kakao serbest radikallerle savaşan antioksidanlar bakımından oldukça zengin olduğundan, siyah çikolata yararlı kabul edilir ancak çikolatadaki süt miktarı arttıkça, kakao içeriği İle birlikte kakaonun içerdiği en güçlü antioksidanların miktarı azalır. Siyah çikolatanın içerisindeki değerli içerikler vücudunuzu ve cildinizi serbest radikallerden ve iltihaplardan korur.
Ancak dikkat etmeniz gereken yediğiniz siyah çikolatanın en az yüzde 70 oranında kakao içermesi. Su ile hazırlanmış bir fincan sıcak kakaonun antioksidan miktarı, kırmızı şarabın antioksidan miktarından daha fazladır.
Aklınızda bulunsun:Çikolatanın içerisinde azı m sanmayacak miktarda yağ bulunur. Bu nedenle siyah çikolatayı bir yiyecek olarak değil adeta bir ilaçmışçasına küçük dozlar halinde tüketmenizde fayda var. Her gün küçük bir parça siyah çikolata yeterli antioksidan desteğini sağlayacaktır.
Kuru ve taze erik - cilt kalitesini korur!
Boston Tufts Üniversitesi’nde yapılan son araştırmalar, kuru eriğin yaşlanma sürecini geciktirdiğini gösteriyor. Araştırma; sık yenen sebze ve meyvelerin antioksidan değerlerini ORAC (Oksijen Radikali Emme Kapasitesi) ölçeğini kullanarak sıralamış.
Kuru erik, yüksek antioksidan değere sahip olan yaban mersini ve kuru üzümün iki katı değerle listenin başında yer almakta. Aslında kuru erik o kadar etkilidir ki, kandaki antioksidan seviyesini yüzde 25 artırır. Her gün iki tane kuru ya da taze (mevsimindeyse) erik yiyin. Güzel yıkayın fakat kabuğunu soymayın, çünkü kabuklar serbest radikallerle savaşan fitonutrient’ler bakımından çok zengindir.
alıntıdır ..
Bu ipuçlarıyla, güzelleşirken çaresiz kalmayacaksınız…
En sevdiğiniz rujunuz kırıldı
Rujunuzu hep aynı yönde sürerseniz, bir süre sonra eğilmeye başlar ve kırılır. Bu nedenle rujunuzu her seferinde değişik yönlerde kullanmayı deneyin. Böylece, daha uzun süre dayanacaktır. Aşırı sıcak nedeniyle yumuşayan ve kırılan rujlarınızın ise, bir gece buzdolabında bırakarak sertleşmesini sağlayabilirsiniz.
Tamir edilmesi mümkün olmayan rujlarınız içinse, küçük bir kavanoz imdadınıza yetişecektir. Kırılan ruj parçalarını az miktardaki ısı yardımıyla eriterek kavanozda toplayın, sonra da fırça yardımıyla uygulayın.
Yüz hatlarınız çok belirsiz
Yüzünüz tıpkı bir tabak gibi görünüyor! Ne bir çıkıntı ne de bir ifade var… Dert etmeyin, bu sorununu birkaç fırça darbesiyle halledebilirsiniz. Bunun için iki renkli bir pudra setine ihtiyacınız olacak.
Açık renkli pudrayla makyajınızın zeminini hazırladıktan sonra, kalın bir fırça yardımıyla koyu renkte olanını yanak çukurlarına, kulak hizasına kadar uygulayın. Yüzünüzün daha ince, hatlarınızın daha belirgin olduğunu göreceksiniz.
Dişleriniz çok sarı
Doğuştan sarımtırak dişler için yapacak fazla bir şey yok. Ancak çay, kahve, sigara gibi etkenlerle zamanla sararan dişleri beyazlatmanın birçok yolu var.
Bunlardan biri de, hidrojen peroxide… Her eczanede bulunabilen hidrojen peroxide ile dişlerinizin tonunu en az iki kat açabilirsiniz.
Elleriniz çatlıyor
Çatlamış, bakımsız eller en büyük güzellik kusurlarından sayılır. Bunun için hiçbir şey yapmadan yaralarınızın iyileşmesini bekleyemezsiniz. Zaman almayan bazı basit önlemler, ellerinizi kurutmadan pürüzsüz kalmasını sağlayabilir.
Sorunlu bölgeye, akşam yatmadan önce ince bir tabaka halinde vazelin sürün. Hafifçe ıslatarak uyguladığınız parfümsüz saf vazelin, çatlak bölgelerin tedavisinde son derece etkili!
Sivilceleri kapatmak için
Cildin aşırı derecede sebum üretmesi nedeniyle oluşan sivilceler, yağlı cilde sahip olanların en büyük sorunu. Oysa tedavisi hiç de zor değil.
Bildiğimiz göz damlası “Visine”yi sivilcenizin üzerine sıkın. Sonra da üzerine biraz talk pudrası sürün. Sabaha sivilcelerinden eser kalmadığını göreceksiniz.
Kızaran yanaklar için
Yanaklarınızın olmadık zamanlarda kızarmasını engellemek için, fondöten öncesi renk düzenleyecilerinden yararlanabilirsiniz. Böylece cilt renginiz daha homojen olur.
Ayrıca, sarı tonlarına yakın renkte seçeceğiniz fondöten de kızaran bölgeleri kamufle eder.
Farınız göz kapağı çizgilerine doluyor
Özellikle krem farlar, sıcak, ter ve yağ gibi etkenler nedeniyle gözpağı kırışıklarına dolar ve bu da hoş olmayan bir görüntü yaratır.
Bunu engellemek için, makyaj öncesinde yüzünüzü nemlendirirken, gözkapağına krem sürmekten kaçınıp, toz pudra kullanmanız daha yerinde olacaktır.
Böylece farı, kuru bir zemine oturtmuş ve dağılmadan gün boyu kalıcılığını korumuş olursunuz.
Gündüz makyajını geceye çevirmek için
Gece bir davete katılacaksınız ama makyajınızı temizleyip tekrar yapma imkanı sıfır! O halde, gündüz makyajını mümkün olduğunca natürel tonlarda yapmayı denemelisiniz.
Örneğin, gözlerinizde kullanacağınız gri ve siyah tonlarındaki renkler, sadece hatların üzerinden geçtiğinizde yeni makyaj yapmış izlenemi verebilir.
Dudaklarda ise kırmızı, pembe, turuncu gibi iddialı renkler yerine pastel tonları, tercih etmeniz yerinde olur.
Makyajınız kısa sürede yok oluyor
Makyajınız yapıldıktan kısa bir süre sonra yok olup gidiyorsa, bunun tek bir sorumlusu var, o da cildinizin fazla yağlı olması… Bunun için nemlendiricinizi, makyaj yapmadan en az yarım saat önce sürmeniz daha doğru olacaktır.
Bu arada, kullanacağınız nemlendiricinin su bazlı ve yağsız olması gerektiğini unutmayın! Fondöten yerine, toz pudra kullanmanız da makyajınızın çok daha uzun süre dayanmasını sağlayabilir.
alıntıdır ..
| Pts | Sal | Çar | Per | Cum | Cts | Paz |
|---|---|---|---|---|---|---|
| « Eki | ||||||
| 1 | 2 | |||||
| 3 | 4 | 5 | 6 | 7 | 8 | 9 |
| 10 | 11 | 12 | 13 | 14 | 15 | 16 |
| 17 | 18 | 19 | 20 | 21 | 22 | 23 |
| 24 | 25 | 26 | 27 | 28 | 29 | 30 |
