Kapatmaya yağlı kazıklı hatırlatmaAli Atıf Bir, AK Parti’nin kapatılmasını iste-yenlere Korgeneral Sanver’in 28 Şubat’ta İçişleri Bakanı Meral Akşener’e ‘yağlı kazığa oturtma tehdidi’ne gönderme yaptı, CHP’ye ‘utanın’ dedi. |
| 30 Mart 2008 16:23 |
Yazı boyutunu büyütmek için ![]() |
|
|
Bugün gazetesi yazarı Ali Atıf Bir’in demokrasi vurgusunu, 28 Şubat darbesinde yaşananlara göndermede bulunarak yaptığı yazısı..
Elalemin “görünmeyen şeyi” ile…
AK Parti’nin kapatma davası üzerine yazılmış tüm köşe yazılarının yüzde doksanı dokuzu altı görüş üzerinde yoğunlaşıyor. Köşemizin size değerli bir pazar armağanı olarak hemen bu görüşleri özetleyelim:
Cumhuriyetçiler: Kendi düşen ağlamaz.Cumhuriyetin temel niteliklerini, laiklik karşıtı eylemleri yaparken düşünselerdi. Türbanı lisede, devlet kurumlarında da serbest bırakacak bunlar beter olsunlar!
Cumhuriyetçi Liberaller: Çok zorladılar çokkk! Cumhuriyet de bu kadar zorlanmaz ki! Kapatılmayı hak ettiler ama yine de Türkiye’yi düşünüp uzlaşılmalı. CHP ile AK parti aynı masaya oturmalı..
Liberal Demokratlar : Birçok konuda hata yapmış olabilirler. Bu normal siyaset içinde değerlendirilmeliydi. Demokrasilerde cezayı halk verir. Yargı darbe yapmaz! AK Parti sakin olmalı… Yeni yasa masa çıkarmamalı…
Demokratlar: Ne hatası kardeşim… İnsanlara inanç özgürlüğü istemenin neresi hata! AK Parti iddianameyi lime lime etmeli, kendini çok iyi savunmalı… Hatta haklı olduğunu dere tepe gezip halka anlatmalı…
Şahinler: Yürüyün!! Saldırın!! % 47′nin hakkını koruyun. Yasa çıkarın, referanduma gidin. Savaşarak çekilin, Meydanı jakobenlere, faşistlere bırakmayın!
Radikal dinciler: Bu işi ancak “pompalı” çözer! Köşelerde ne yazılırsa yazılsın eğer AK Parti kapatma davası Anayasa Mahkemesi tarafından kabul görürse sonuç belli… Çünkü aşağı tükürsen postal, yukarı tükürsen… Nasıl mı? Anlatayım… Mahkemeden “kapatmama” kararı çıktığını düşünsenize? Bir de iddianamenin neleri iddia ettiğini düşünün! Mahkeme neyi onaylamış olur? O halde mahkemenin kararı daha başta belli, kimse numara yapmasın…
AK Parti davayı engelleyecek yeni yasa çıkarır ya da referanduma giderse bu kez de ara rejim kaçınılmaz. Ergenekon, e-muhtıralar, hukukçularla dirsek teması yoluyla 367 krizi, mitingler, ara gazlar… Ve sonunda kapatma davası… AK Parti’nin genişlememesi, türbanı üniversiteye sokarak bir yerden başlamaması için “görünmeyen şeyin” yemin ettiği ortada…
Eğer bu “görünmeyen şeyin” elinden son kozu da alınırsa sizce yemininden vazgeçer mi? Geçmez… “Görünmeyen şey” hepimizden akıllı olduğunu, hepimizin selameti adına hareket ettiğini ve birilerinin “kazığa oturtulmayı” hak ettiğini düşünüyor! Ve de medya ve diğer gündem yaratma araçları ile düşündürtüyor. AK Parti kapatılmak istenmiyorsa gidip halkı, bizi değil “görünmeyen şeyi” kapalı kapılar ardında ikna etmeli. Ya da “görünmeyen şeyi” açık açık görmemize yardımcı olmalı…
Biz o “görünmeye şeyi” göremiyoruz o yüzden de ne desek, ne yapsak boş… Ha, AK Parti de iktidardayken bile “görünmeyen şeyi” göremiyorsa, bize adlı adınca gösteremiyorsa yapacak bir şey yok zaten… Kazıklanmaya devam… Sakın olmasını istediğimi yazdığımı sanmayın… Burada kendi görüşümü değil, olacağı yazıyorum. Görüşüm belli… Bu demokrasi falan değil resmen kazıklı demokrasi… Bu kazıklı demokrasiden utanması gereken biri varsa o da CHP’liler. Elalemin “görünmeyen şeyi” ile gerdeğe girmeye hazırlandıkları için… …………………………………
Bugün




