Erdoğan konuştu…
Başbakan Erdoğan, AK Parti İl Başkanları toplantısında konuştu:
“Türkiye’nin küresel ve bölgesel barış konusunda en küçük bir tereddüdü yoktur. Türkiye her zaman için “Yurtta sulh, cihanda sulh” ilkesini hayata geçirmeye çalışıyor. Biz düşman değil dost kazanmaya gayret ettik. Ancak gösterdiğimiz bu hassasiyetin iyi algılanmadığını da zaman zaman görüyoruz. 1915 olaylarıyla ilgli önceki gün yapılan açıklamaları gerçeği yansıtmayan bir tarih yorumu olarak görüyorum. Açıklama metninin olayların bir bölümünün kaleme alındığını görüyorum. Tarihe ve tarih bilimcilerine bırakılması gereken böyle bir uzmanlık konusunun sürekli olarak kullanılması, her yıl lobilerin istismar meselesi haline getirilmesi, ülkeler arasındaki ilişkilerin normalleşmesini engelliyor. Türkiye olarak tarihçiler tarafından incelenmesi için her zaman samimi bir gayret içerisinde olduk. 2005’te bizzat yazdığım mektupla bu mektubun da cevabını almış değilim. İyi niyetli önerilerimiz karşılık bulmadık.
Yapılan açıklamadan asla kabul edemeyeceğim ayrıntılar var. Bu açıklamanın bizi tatmin etmesi düşünülemez.
1915 olayları üzerinden bir çok siyasetçinin oy kazanma yarışına girmesinden büyük üzüntü duyuyoruz. Tarih iç politika malzemesi yapılamayacak kadar saygın bir bilim daldır. Tarih tarihçilere bırakılmalıdır. Konuyla ilgisi olmayan ülkelerin durumdan vazife çıkarmaktan vazgeçmesi gerekir.”
YEREL SEÇİM SONUÇLARI
“Rakamlar ortadayken yorumcular seçim sonuçlarını tuhaf bir biçimde değerlendiriyor. Mukayeselerin siyasetle ilişkisi olamaz. Bunların hedefi AK Parti’yi halk nezdinde nasıl demoralize edebiliriz? Hedef bundan sonraki milletvekili seçiminde de halk AK Parti’yi o çıtaya oturtacaktır. AK Parti’nin oylarının geniş bir tabana yayılmasına karşılık diğer partilerin kendilerini bölge partisi olmaktan kurtaramaması. Bazı partiler Güneydoğu ve Doğu Anadolu’daki bazı illerimizde, bazıları Ege, Akdeniz ve kısmen Marmara’da varlık gösterdi. CHP 26 ailde yüzde 10 oy oranının altında. 31 ilin hiçbir ilçesinde seçimi kazanamayan CHP, bir belde belediyesi bile elde edememiş. Onlar 1005 belediyede hiç aday çıkarmamıştır. CHP kendisi için hedef koymak yerine AK Parti’nin oy oranları üzerinden kendilerine oy istemiştir. Buna karşılık AK Parti 81 vilayetin tamamında belediye başkanlarına verilen oylarla Türkiye Partisi olduğunu net olarak ortaya koymuştur. Kimlik siyasetiyle siyaset yapılmaz. Bunu yaparsanız ayrımcılık yapmış olursunuz..
İktidar partisi olarak diyoruz ki hangi partiye oy vermiş olursanız olunuz, bu ülkenin seçilmiş bütün belediye başkanları bizim başkanlarımızdır. Bu ülkenin demokrasisine hep birlikte sahip çıkalım. Diyaşog ve uzlaşma kapılarını kapatarak, güvensizliği sürekli olarak yaygınlaştırarak bir yere varmak mümkün değil. Eski tabular, eski beyinler artık eski dönemlerde olduğu gibi siyaset meydanını rehin alamıyor. Herkes eski ezberlerini gözden geçiriyor. Herkes yenilenme ihtiyacı hissediyor. Hayatın ve dünyanın değişen dinamikleri de yenilenmeyi zorunlu kılıyor. Kötümser senaryolar boşa çıkıyor. ABD’den AB’ye komşularımız olan dost ülkelerden yakın zamana kadar bize yan gözle bakan ülkelere kadar herkes Türkiye’nin dostluğundan medet umuyor. Yeter ki bu ülke kendi dinamiklerine sahip çıksın. Yeter ki ülkemizi küçük düşüren bir fotoğraf vermeyelim.
Değerli belediye başkanlarım bir kısmınız ilk kez böyle bir sorumluluk aldı, göreve devam eden arkadaşlarım var. Mutlaka adaleti sağlamalısınız, hayat sıtandartlarını yükseltecek hizmetler üretmelisiniz. Tasarruf edeceğiniz her kuruş bu ülkeye aittir. Ulaşılmaz başkan olursanız bunun hesabını milletten önce biz sorarız. Gurura, kibire, makam sevdasına kapılırsanız hesabını biz sorarız. AK Parti’li belediye başkanları kimsesizlerin sesi, fakir fukaranın yardımcısı olmak zorundadır. Yönetim bizim işimiz, kalkınma bizim hedefimiz. Yola çıkarken bunu çok açık, net söyledik. Ne merkezi yönetimde ne de belediyede ayrıştırıcı tuzaklara düşmedik, düşmeyeceğiz. Türkiye’nin partisi olarak bu ülkenin hiçbir meselesini küçümseme durumunda olmadık.”
alıntıdır ..


